Üniversiteli İşçiler Çözüm Bekliyor

Başbakanımız Ahmet Davutoğlu, özel bir televizyon kanalında yaptığı açıklamada,
Üniversiteli işçi durumunda olanları, memurluğa almak gibi ki, bu kamuda hak talebiydi, bunu da değerlendiriyoruz, bunu da yapmayı planlıyoruz” Sözünün hak eşitlik çerçevesince,
Anayasanın 128 ve 10. maddelerine istinaden erdemlilik gereği,reform hedefiyle hararetle bekliyoruz.
Musa KOCAKİREN
İstanbul

Reklamlar

Sn Hacı Bayram Tonbul Konuştu!

memursen Faks: 0312 230 39 89 Enerji birsen faks 0312 230 48 71 enerji@memursen.org.tr

Kamu da örgü yumağı gibi girift hal almış ve iş huzursuzluğu zirve yapmış.

Basın üzerinden,tv den,sosyal medyadan,

yıllardır hastalık şu tedavi şöyle diye çözüm yolları sunuyoruz sunmaya da devam edeceğiz.

Nitelikten vasıftan eğimden ve eğitimli insan-çalışandan dem vurup duruyoruz konuşurken.

Kamuda üniversite mezunları var diyoruz benden önce ve sonra bu hep söylendi.

sorun belli nitelik var,eğitim var,yetişmişlik var,devlete aidiyet var,vizyon var,misyon var,var da var.

Üniversiteli işçiler platformu olarak bizler  Ülkemizde personel reformunun lokomotifi ve çözüm ortağı tarafı olduğumuzu her ortamda söylüyor ve paylaşıyoruz.Üniversiteli İşçiler sadece bulundukları çalıştıkları kurumda memurluk ihdası talep ediyor.Marstan bir şey talep etmiyor.Makul ve maliyeti olmayan bu adım için yıllardır bekliyoruz.Tarafı olduğumuz bu konuda Çalışma Bakanından Başbakanından Cumhurbaşkanından tekrar birebir görüşerek bu sıradan olduğunu düşündüğümüz sorunu nihayete erdirelim istiyoruz.

Musa KOCAKİREN

Sn Hacı Bayram Tonbul Başkanım ve Memursen konfederasyonuyla birlikte #universiteliiscilere hep destek oldular.Bunun bilincindeyiz.Görüş veya bakış açımızda nüans farklılıkları vardı hala da var olduğunu dünkü tv programında yaptığı konuşmada bunu gördük.

ŞÖYLE DEMİŞ HACI BAŞKANIM

“Üniversiteli işçiler meselesinde bir yanlış anlaşılma var. Biz üniversiteli işçiler dediğimiz zaman üniversiteyi bir şekilde bitirmiş her arkadaşın memur olacağı anlamına gelmiyor. Eğer bir işi memur ve işçi birlikte yapıyorlarsa ve bu iş memur eliyle yapılması gerekiyorsa ki Anayasanın amir hükmü bu o zaman bu işi memurlar eliyle yapalım. Yani bu arkadaşımız hangi doktora da dahil hangi dereceden mezun olursa olsun, memurun işini bizzat işçi statüsünde yapıyorsa bunun memur olmasını istiyoruz.”

Musa kocakiren olarak Başkanlarıma Şöyle Sesleniyorum Tekrar!!

Biz herkes memur olsun demedik zaten.Kamuda çalışan üniversite bitirmiş yetkinlik kazanmış ve isterse memurluk talep eden işçi arkadaşıma memuriyet verilsin istedik.

şoför ahçı bekçi vs memur yok mu kamuda var.adam ilkokul bitirmiş memurluğa girmiş okumuş daire işleri başkanı olmuş.bunlar oluyor da üniversiteli işçi neden memur olamaz deniyor ki?

4/B ve firma personelleri memur yapılırken neden böylesi çıkıp memursen konuşma yapmadı?

ÜNİVERSİTE MEZUNU İŞÇİLER KİMLERDİR?


Sayın Başkanım;
                   ÜNİVERSİTE
MEZUNU İŞÇİLER KİMLERDİR?
Bizler tüm kamu kurum ve kuruluşlarda  4857  sayılı iş kanununa göre  çalışan
                          ÜNİVERSİTE MEZUNU  İŞÇİLERİZ.
*Üniversite mezunu işçiler neden memur olmak istiyor?

Çalıştığımız
kurumlarda 657 işi yapıyoruz (Anayasanın 128. Maddesi)
Vasıfsız çalışan olarak değerlendiriliyoruz,
Tayin, nakil ve görevde yükselme gibi
haklarımız yok,
Yaptığımız işlerde nitelik ve nicelik
olarak diplomalarımızı kullanamıyoruz.
*Statüdeğişikliği Üniversiteli İşçilere gerçekten zor mu?
Gönüllü, isteyerek, bilerek Sözleşmeli
ve Geçici personel olmayı kabul edenler için düzenlemelerin hızla yapıldığı ortamda
Kamu Kurumlarında Çalışan Üniversiteli
İşçilerin
gözardıedilmesi eşit
işe eşit haklar”
doğrultusunda sinelere dokunmaktadır.
*Memur-sen 2014-215 toplu sözleşme komisyon
raporunda “ Kadrolu işçiler memur
kadrosuna atanmalıdır”
şeklinde
talep ekleyerek üniversiteli işçilerin haklılığına işaret etmiş
desteklemiştir.
Bizler sizden, Türkiye’deki tüm Kamu Kurumlarında Çalışan Üniversiteli İşçiler adına empati yapmaya
davet ediyoruz.
Saygılarımızla arz ederiz.
İsim soyisim
Telefon Numarası
                                             www.universiteliisciler.com
YUKARIDA Kİ METİN  AŞAĞIDA Kİ ADRESLERE FAKS VE MAİL ATILACAKTIR 

Abdullah E.Cantimur (aerdemcantimur) on Twitter MALİYE BAKANI YARDIMCISI

Kemal ÇELIK Personel Mevzuat Dairesi I Daire Başkanı  Tel 0312 4151441
Adı Soyadı Dairesi Unvanı Telefon
İsmail İlhan HATİPOĞLU bütçe ve mali kontrol gen.müd. Genel Müdür tel 03124151384   faks 0312 4175200

Mahalli İdareler Kontrolörler Başkanlığı kontrolorler@icisleri.gov.tr

Bakanlık Müşavirliği bakanlik.musavirligi@icisleri.gov.tr

Mehmet Ali KUMBUZOĞLU    e-posta: info@dpb.gov.tr

(Devlet Personel Başkanı)     Faks : 0312 418 82 91

KAMU GÖREVLİLERİ SENDİKALARI DAİRESİ BAŞKANI     İbrahim İNAN  Faks : 0312 418 82 91

T.C. Kalkınma Bakanlığı
          Sosyal Sektörler ve Koordinasyon Genel Müdürlüğü
           İstihdam ve Çalışma Hayatı Dairesi Başkanlığı
           Adres: Necatibey Cad. No:108 Yücetepe-Ankara
 

Daire Başkan Vekili
  Gökhan GÜDER
             Tel: 0-312-294 64 16
             Faks: 0-312-294 65 77
             E-posta: ichd@dpt.gov.tr
                               gguder@dpt.gov.tr
Adres T.C. Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı, İnönü Bulvarı No:36 06510 Emek/ ANKARAİbrahim Halil ÇANAKCIHazine Müsteşarı
Telefon +90 (312) 204 60 00
E-Posta bilgiedinmehazine.gov.tr
 

Çoktan Seçmeli Kamu Personel Yapısı

Ülkemizde yıllardır süren personel karmaşıklığı son yıllarda çalışma huzurunu katleden bir yapıya büründü. İktidarlar ve sendikalar koltuk çıkarları için bu kanserleşmiş soruna hala çözüm için adım atmadı.

Bakanlıklar, yerel yönetimler, il özel idareleri ve KİT’ler sözleşmeli, taşeron, vekil ve geçici personel ile işçilerden oluşan personel yapısının karmaşıklığı hat safhaya ulaştı.
Avrupa da memur işçi şeklinde personel yapılanması varken, Türkiye’de memurlar, hâkim savcılar, askeri personel, akademik personel yasal dayanaklar bakımından ayrı sınıflar oluşturdukları anlaşılmakla beraber, 657 sayılı yasaya tabi memurlar ayrıca 10 hizmet sınıfına ayrılmaktadır.
Yerel yönetimler son dönemlerde ticari şirket mantığı ile yönetilmeye başladığı için, geçici çalışan-taşeron işçi ağırlığı artmıştır. Böylece kamuda işçi statüsünde çalışanın varlığı zedelenmiştir.
Geçici çalışan ya da geçici işçi kavramı, iş güvencesi olgusunu yıkmaya yönelik bir adım haline geldiği görülmektedir. Esnek istihdam modeli de işçinin başka bir işverene devredilmesine olanak sağlamaktadır. Bu durumda işçinin çalışma huzurunu bozmaktadır.
Özellikle Sağlık Bakanlığında temizlik firmaları vasıtasıyla 100 binlerce kişi asgari ücretle çalıştırılmaktadır. Maalesef Devlet eliyle işe girdi çıktı yapılarak çalışanların yıllarca Kıdem tazminatları, izinleri ve iş kaybı korkusu her an yaşatılmış, yaşatılmaya devam edilmektedir.
Bu vatandaşlarımız, 11 ay sonunda işe girdi çıktı gösterilerek kıdem tazminatından yıllık izin haklarından ve en önemlisi iş güvencelerinden mahrum bırakılarak KUL hakkı yenilmesine müsaade edilmiştir.
Taşeron sistem çalışma hayatına en çok   zarar veren modern kölelik olarak gözleri kör edercesine batmaktadır. Hem dini hem insani açılardan bu sitem çalışma hayatında huzur bırakmamıştır.12-14 saat asgari ücretle çalıştırılma, SSK yatırılmaması ve emeği ucuza getirip çalışanın üzerinden ticaret yapılarak para kazanılması kadar aşağılık kazanç olamaz diye düşünüyorum.
Yıllardır Kpss ye hazırlanan insanımız yüksek puan almasına rağmen kamuya veya Kurumlara yerleşememektedir. Sözleşmeli ve geçici çalışan personel alımı maalesef bu sınavı formalite yapmış devlete olan güveni zedelemiştir.
Anayasanın 128. Maddesinde … “  devletin asli ve sürekli işleri memur eliyle yapılır ”  denilmektedir. Fakat bir çok kamu kurumunda devletin kadrolu işçi de dahil olmak üzere taşeron firma personeline dahi memur işi yaptırılarak Anayasa ihlali yapılmaya devam etmektedir.
Örneğin üniversiteli işçiler ( tekniker,mühendis,sağlıkçı,kimyager,mimar  vs ) işçi kadrosunda çalıştırılmakta ve tüm mücadelelerine rağmen statü değişikliği ile memur kadrosu verilmeyerek hem binlerce insan mağdur edilmekte hem de anayasa ihlali yapılmaktadır.
Neden çoktan seçmeli personel yapısı diyorum çünkü  iktidarlar ve sermaye nasıl işine gelirse kişiyi maalesef  o şekilde çalıştırıyor. Yönetimleri aklı selim, sendikaları da çalışanı koruyan adımları atmasını HAK için bekliyor davet ediyorum.